Sayfalar

18 Şubat 2012 Cumartesi

Askerliğe Savaş Açan Adam


Türkiye, Tayfun Gönül'le 7/13 Ocak 1990 Haftalık Sokak Dergisi'nde çıkan bu röportajla tanıştı. Türkiye'nin ilk vicdani retçisi Gönül'ün "Askerliğe Savaş Açan Adam" başlıklı bu ilk röportajını ve kararının nedenlerini anlattığı manifestosunu yayımlıyoruz.

5 Şubat 2012 Pazar

Biz aslında ne istiyorduk ?


Toplumsal devrim hikâyemizin modernizmle kol kola ilerleyen otuz küsur yıllık dönemini, yaşımın yettiğince kimi zaman duyarak kimi zaman görerek ve bir zamanlar da bizzat içinde yer alarak yaşamış tanıklardan biriyim. Bugün dönüp o günlere baktığımda soruyorum kendime; hani 70’li yılların başında “sarp, çetin ve engebeli” olduğu sıkça tekrarlanan devrim yoluna o ilk adımı attığımız günlerde biz aslında ne istiyorduk? Hani dünyada en sonuncu uluslararası sömürge olduğumuzu ve şanlı zaferlerle özgürleşeceğimizi söylerken biz aslında ne istiyorduk?

3 Şubat 2012 Cuma

HAYIR Deme Cesareti


Bu fotograf 1936 yılında Hamburg'da çekilmiştir.  yeni bir geminin denize indiriliş töreni. işaret edilen kişi agust landmesser.  

Nazi yönetimi sonradan kendisini 2 yıl hapisle cezalandıracaktır. çünkü yahudi bir kızla evlenmiş ve iki de kız çocuk sahibi olmuştur.

Fotoğraftan agust'un, hitler selamını vermeyi reddettiği anlaşılıyor. orada bulunması gerekmektedir fakat, o hitler sembolünü vermek ona çok ağır gelmiştir.

Maleesef agust'un hayatıyla ilgili çok şey bilinmiyor. tek bilinen iki kızıyla birlikte o dönemde yaşamış oldukları. kızlarından biri 1991 yılında tesadufen bir magazin dergisinde babasina ait fotoğrafla karşılaşmıştır.

1 Şubat 2012 Çarşamba

Ülkenin Bağımsızlığı Ulusun Özgürlüğü Yanılsaması

Kürt toplumunun her türlü ulusal demokratik talebini savunan pek çok politikacı, yazar, düşünür, medya ve politik örgüt mensubu, bu konu her açıldığında aşağı yukarı şu ezberi tekrarlar: “Nüfusu bir milyon bile olmayan ulusal topluluklar bağımsız devlet kurabilirken kırk milyona varan Kürt ulusunun ulusal demokratik taleplerine neden bombalarla, şiddet ve baskıyla cevap veriliyor?

26 Ocak 2012 Perşembe

Öcalan Anarşizmi’ne Anarşik Bir İtiraz


Aram Yayınları’ndan çıkan Abdullah Öcalan imzalı “Özgürlük Sosyolojisi” adlı kitap, verimli bir tartışma konusu olabilecek, üzerine uzun bir değerlendirmeyi gerekli kılan bir kitap olmasına karşın biz şimdilik kitaptan bir bölüm olan“ Anarşizmi Yeniden Değerlendirmek” yazısına odaklanacağız. Söz konusu yazı Anarşist düşünce geleneğinin kimi tarihi öngörülerinin, kapitalizm, modernizm ve otoriteye yönelik eleştirilerinin tarih tarafından doğrulanan hakkını teslim etmekle birlikte “Önder” bakışının tahrif ve yanılgılarından Anarşizm’de nasibini almaktan kurtulamamış.

Demokratik Özerklik ya da bardağın dolu tarafı

Sıkça başvurulan şu bardak metaforundaki iyimser yaklaşım genellikle bardağın yarıya kadar dolu olduğunu varsayar. Ama ben bu yazıya başlarken kendi kendime söz verdim; bardağın ne kadarının dolu olduğuna bakmaksızın iyimserliğimi koruyacağım: Yeter ki onda bir katre bulunsun!

Ve tabii bardak dediğimde siz bunun demokratik özerklik projesi olduğunu anlayın. Herhalde duymayan kalmadı. Geçtiğimiz aylarda Diyarbakır’da toplanan Demokratik Toplum Kongresi, Kürt sorununun devletle müzakere edilmesi konusunda bazı somut hedefler ve talepler ortaya koyarak özerklik kararı aldı. Ardından da demokratik özerklik projesine ilişkin görüşlerini medya ve öteki basın organları aracılığıyla kamuoyunun tartışmasına sundu. Söz konusu karar ve taslak metin çeşitli çevrelerde olumlu karşılanırken devlet, hükümet, siyasi parti ve medya grupları başta olmak üzere pek çok kesimde de, “Türkiye bölünür” kaygısıyla vahim bulundu. Keza, taslağı yetersiz ve olumsuz bulan, hatta onu bir Kürt projesi olmaktan uzak görüp reddeden bir yaklaşım da PKK dışı Kürt muhalefetinden geldi. Temel ulusal hakları kurumlarıyla birlikte talep eden Kürt muhalifler, özerklik kararı üzerindeki Öcalan gölgesini işaret ederek bunun özünde bir devlet projesi olduğunu ve seçim sürecini atlatıncaya kadar oyalama amacı taşıdığını ileri sürdüler. 

Ulusal Egemenlik mi Toplumsal Özgürlük mü ?

Her ne kadar slogan ve pekiştirici sıfatlarla konuşmaktan hoşlanmasam da düşüncemi en yalın şekliyle ifade ettiği için sözlerime bir sloganla başlamak istiyorum: Otoritenin olduğu yerde özgürlük yoktur!

Bu slogan, Şubat 1921’de Moskova’da bir anarşistin cenaze töreninde Bolşevik iktidara karşı haykırılmıştı. O tarihten altmış yıl kadar önce, tahakküm ilkesiyle özgürlük ilkesi kutuplaşmasında uzun uzadıya yaşanan tartışmalar tüm Avrupa’ya yayılarak dönemin düşünce ve politik hareketleri arasında köklü kopuşlara, saflaşmalara yol açmıştı. Bütün bunların özeti olarak, otorite (örgüt, parti, devlet) ilkesini temel alan Marksist düşünceye karşı özgürlük ilkesini savunan anarşistler, her türlü devlet düşüncesinin kölelikten başka bir anlam ifade etmediğini, otoritenin (bu anlamda devletin) biricik amacının kendi varlığını sürdürmek olduğunu, devrimci bir hükümet de yönetse devletin olduğu yerde özgürlüğün olamayacağını defalarca dile getirmişlerdi. Bolşevikler iktidarı ele geçirdiklerinde bu düşünce ve tartışmaların da içinde yer aldığı ciltler dolusu dokümana sahiptiler. Dahası, otorite ve özgürlük ilkesinin ne demek olduğunu hem kendi pratiklerinden hem de canlı bir muhalefet olarak karşılarında duran Rus anarşist hareketinin taleplerinden biliyorlardı. Yukarıdaki slogana dair bu giriş notunu böylece düşüp ulus ve ulusal haklar meselesine geleyim.

28 Aralık 2003 Pazar

Çorlu'dA Fanzin - Sayı 2

Merhaba
Çorlu'dA fanzinin ikinci sayısını çıkardık. Aşağıdaki
linkten fanzinde yer alan yazı ve resimlere
ulaşabilirsiniz.
Sevgiler

[Çorlu'daki anarşistlerin çıkardığı fanzinin bu
sayısının başlığı: YEREL SEÇİMLERİN YEREL DEDİKODULARI
Fanzinde;
- İktidarsız bir yaşam
- Elma dersem çık, Armut dersem çıkma
- Terörize olmuş dünyalar
- Araştırmacı dedikoducu
- çeşitli çizimler ve bulmaca
yer alıyor.]

Çorlu'dA_Fanzin_Sayı_2 [ İndir ]

16 Kasım 2003 Pazar

Çorlu'dA Fanzin - Sayı 1

Merhaba Arkadaşlar,
Biz çorlu'da yaşayan anarşik ücbejler, son günlerde epey canımızı sıkan gözetlenme konusunda bir fanzin
çıkardık. Fanzinin içindeki yazı ve resimlere aşağıdaki linkten 
ulaşabilirsiniz.


Çorlu'dA_Fanzin_Sayı_2 [ İndir ]

1 Nisan 2003 Salı

ÖZGÜRLÜK VE SÜREKLİ BARIŞ YOLUNDA ANARŞİZM - Bir Manifesto Denemesi

MecmuA'nın 9.sayısında, Ömer Naci Soykan'nın 'Anarşizm - Bir manifesto denemesi' yazısı üzerine eleştirel yazılar yer almaktadır.

Bi durun beya...

Bu şahane site çok yakında konuklarını memnun edecek hale gelecektir. Hizmette sınır yoktur, biliriz.  Bi durun beya...

24 Mart 2003 Pazartesi

Michael Moore'dan George W. Bush a mektup

'Benim Cici Silahım' (Bowling for Columbine) filmiyle gündeme gelen ve aynı filmle Oscar ödülü alan yönetmen Michael Moore, savaş başlamadan 3 gün önce Bush'a yazdığı mektubun tam metni.

21 Mart 2003 Cuma

Derin korkular

ABD'li muhalif yazar ve dilbilimci Noam Chomsky, Z-Net'te yayinlanan makalesinde, Irak saldirisinin bundan sonrakiler için baslangiç olabilecegini ve uluslararasi toplumun korkularindan arinip daha sert muhalefet yapmasi gerektigini belirtiyor.